12 Aralık 2019 Perşembe

Grup Yorum Röportaj

Kitap Adı: Grup Yorum Röportaj


"Çocukların neşeyle şarkılarını söyleyebilecekleri tek sistem sosyalizmdir."
Victor Jara
12 Eylül 1980 cunta karanlığında, meyvesi türküler olacak bir ağaç dikildi toprağa; yıl 1985. 32 yıldır Anadolu topraklarına kök salmış, gölgesinde yoksulları, ezilmişleri dinlendiren, her mevsim yeşil kalan bir bilge ağaç var. Bu ağacın adı Grup YORUM. Meyvesinde umutsuza umut, tükenmişe derman, yolunu kaybedenlere yeni bir yol var. Yorum ’un türküleri 32 yıldır halka umut ve derman taşıyor, yeni bir yol gösteriyor.
Grup YORUM üyeleri 2017 yılında Kocaeli Kandıra F Tipi Hapishanesine, tutsak olduğumuz hapishaneye getirildiğinde, aklımızdaki, yüreğimizdeki soruları sormak istedik, bizi kırmadılar, teşekkür ediyoruz. Tecrit duvarlarını bu röportajla bir kez daha parçalıyoruz.
Grup YORUM bir tarih, zulme boyun eğmeyen Anadolu halkının isyan tarihi. Dünden bugüne Anadolu halkının isyanını yüzyıllar öncesinden bugüne kadar yaşamış bir derviş gibi anlatır; sazında, sözünde o tarihin mirası vardır. Grup YORUM bir miras; acılarda, anılarda bize kalan, bizden yarının umudu çocuklarımıza kalacak olan bir miras. Anadolu tarihinin içinden doğmuş, bugünle büyümüş ve çocuklarımızın yaşatacağı, nerede bir haksızlık varsa sazı-sözü silah yapıp zulme karşı durmayı ilke edinmiş bir gelenek. Bu gelenek büyüyecek. Çocuklarımızın yüreğine iyiden, doğrudan, haklıdan yana olan her şeyi usul usul işleyecek.

Grup YORUM bir başkaldırı; karanlığa karşı güneşin kızıl bayrağı, “Ferman padişahınsa” halkın adaleti bizim diyenlerin, yana yakıla söylenen türküsü o. Bedrettin’den Pir Sultan’a, Dadaloğlu’ndan Karayılan’a, Mahirlere dinmeyen, susmayan adalet hasretinin sesi o. Grup YORUM emanettir; işkencede ser verip, sır vermeyenlerin... 18’ine basmadan toprağa düşenlerin... Hapishanelerde alnında kızıl güneşle ölüme yürüyenlerin, kanıyla tarih yazanların, dağları yol şafakları yar eyleyenlerin emaneti Grup YORUM; toprağın altında, maden göçüklerinde kalan, kör kurşunlarla sokakta hesapsız vurulan, yokluk-yoksullukla son soluğunu verenlerin, mezarsız ölülerin yeryüzündeki sesidir. Şehitlerimize verdiğimiz sözlerin, milyonların dilindeki hecesidir. Şehitlerimizin omuzlarında yükselecek olan yenidünyanın, sazla- sözle, halayla-ağıtla geleceğinin müjdesidir.

Bu kitapta nice saldırı, baskı, işkence altında halkın türkülerini söylemekten vazgeçmeyen, reformist rüzgârların halkın üzerine, halkın sanatına yaydığı kasveti, karamsarlığı, yılgınlığı ve umutsuzluğu sazından söküp atan Grup YORUM var. Bu kitapta halk türkülerini cep- hane, sazını silah yapıp meydanlara koşan Grup YORUM var. Grup YORUM’un hayata, insana, mücadeleye bakışı var. Konserlerinde milyonları buluşturan, albümleri müzik marketlerden çok, dinleyenleri tarafından elden ele dağıtılan Anadolu müzik tarihinin mihenk taşı var.
Tutuklamalarla, işkencelerle, savrulmalarla da olsa yerinden bir milim sapmadan yürüyen, üreten, yaratan bir yapı var. Onlar bu tarihin yapıcı ustaları ve yapı taşlarıdır. Bir şantiye gibi yeniden kendini üretir. Bu yapı ne belli bir dönemin ürünü olarak anılarda kalacaktır, ne de sadece müzikle ilgilenen insanların topluluğudur. Grup YORUM halk için yaşayıp ölenlerin yaşam biçimidir. Halkımızla birlikte yaşayarak, sürekli büyüyecektir. Bu kitapta kavga türkülerine soluk verenlerin gözlerin- deki ışıltının kaynağı, emekçi ellerinin hüneri, su gibi olan seslerinin durulduğunu göreceksiniz. Yorum türkülerine soluk verenlerin, türkü gibi yaşamlarını, türkülerle hayata ve kavgaya tutunduklarını göreceksiniz. Kişisel hiçbir kaygı gütmeden Yorum adına üretmeyi, Yorum adına var etmeyi, hayattaki boşlukları Yorum adına doldurmayı, Yorum adına savaşmayı seçmişlerin ortak ruh birliğini göreceksiniz. O ruh birliği ki en zor koşullarda kimse bir şey söylemese dahi aynı şeyi düşünüp aynı duyguyu paylaşmaktır. O ruh birliği ki yalnızca bugünün değil yarının insanının ruhunu şekillendirmeyi, duygularına mühendislik yapmayı, yarının dünyasını kurmayı öğütler.
Grup YORUM halkımızı birbirine kopmaz bağlarla bağlayandır. Mahallelerde, okullarda, fabrikalarda, Grup YORUM dinleyen iki kişi birbirine rastlasa arkadaş olurlar. Grup YORUM ’un bir halayında birbirini tanımayan iki kişi omuz omuza mutlaka aynı duyguyu yaşarlar. Bir kişi Yorum dinliyorsa eğer, sofrasındaki ekmeğini paylaşır, çocuğunun başını okşar. Biri düşmüşse yere, ona uzanan el olur. Bu kitapla Grup YORUM evinize konuk olmaya geliyor. Hayatı konuşmak, kavgayı konuşmak, gidenleri anmak, dünyayı anlamak ve kendimizde harekete geçecek gücü bulmak için, bir bardak çayı birlikte yudumlamak için sohbete geliyor. Elinizdeki kitap bir araç, amacımız ise Yorum ’la buluşmak. Biliyoruz ki her halk çocuğunun evinde de, yüreğinde de yeri hazırdır. Bu güvenle kapınızı çalıyoruz.
Elimiz boş gelmedik, yanımızda Yorum ’un umutlarını ve bu kitaba emeği geçenleri getirdik. Kitabı okuduğunuzda yüzünüzde beliren gülümseme bizim teşekkürümüz. Dilinize katılan kavga türküleri sizin yolunuz olsun. Umutla kalın.
 Kandıra Kocaeli F Tipi hapishanesinin duvarlarını aştık, aynı hapishanede kaldığımız Grup YORUM üyelerini de kervanımıza katıp, Okmeydanı’na gidiyoruz. Burası yoksulların, işçilerin, emekçilerin oturduğu bir mahalle. Haberlere hep polis baskınlarıyla, eylemlerle taşınan, çoğunlukla Aleviler ’in, Kürtler ’in, köyden şehre umut kapısı yapanların mahallesi. Sokaklarda oynayan çocuklarla, kapı önlerinde oturan yaşlılarla, küçük esnaflar ve tekstil atölyeleriyle İstanbul'un en merkezi yerinde ya- şayan bir mahalle. Duvarları sloganlar ve afişlerle dolu. Memleketin gündemini hayatın bir parçası gibi duvarlardaki afişlerden, duvar yazılarından takip etmek mümkün. Evinin girişinde kocaman yazılara her seferinde göz atıp içeri giriyor bir kadın, bir amca afişteki saati not alıyor elindeki deftere, çocuklar kiremit parçalarıyla aynı yazıyı yazmaya çabalıyor boş bir duvara… Duvarda sloganlar öylesine doğal. Yokuş aşağı iniyoruz. Gözüm duvarlarda. Bir yandan Grup YORUM ‘un faaliyetlerini yürüttüğü İdil Kültür Merkezini görmek için sabırsızlanıyoruz, bir yandan da duvarları okumak, insanları görmek için ağırdan alıyoruz adımlarımızı. Mektep Sokağının girişindeki hareketlilik hemen bizi İdil Kültür Merkezinin kapısına kadar götürüyor. Alt katta İdil Kafe var. Kültür Merkezi’nin bir parçası. Milyonları konserlerinde bir araya getiren, türküleri milyonların dilinde ezberlenmiş bir müzik grubunun, yoksul bir mahallede mütevazi bir binada, halkın dilinde marş olan türküleri yaptığına şaşırıyor insan. Kafeden içeri baktığımızda solistinden bağlamacısına, tiyatro oyuncusuna kadar herkesin gözlerindeki pırıltıyı gördüğümüzde ise şaşmıyor, aksine imreniyoruz. "Halkımız için müzik yapanlar ancak halkımızın içinde hayat bulur." diyorlar bize, bu mutlu insanlar.
 Grup YORUM ‘un çalışma mekânı burası. Bizi karşıla- yanlar yine gülümseyerek buyur ediyorlar içeri. İlk kez gördüğün yerde etrafa, asılan resimlere daha bir meraklı bakarsın. Burası da öyle, duvarlarında Grup YORUM ‘un türkülerine ilham verenler aynı bu merkezde bulunanlar gibi fotoğraftan gülümsüyorlar bizlere.
Dikkatimizi çeken İdil Kültür Merkezi’ndeki çalışanların uyumu. Orada bulunan herkes bir şeyler okuyor, yazıyor, anlatıyor, dinliyor. Biz de kütüphanenin önündeki masaya oturup sohbetimize başlıyoruz.

Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Halk Kütüphanesi

Kitaplarımıza ulaşmak için, arşivinizdeki kitapları paylaşmak için bizimle iletişime geçin... Aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz




Yorumlar

Bizimle İletişime Geçin

Ad

E-posta *

Mesaj *