12 Aralık 2019 Perşembe

Halkın Avukatlarının Gözünden

Kitap Adı: Halkın Avukatlarının Gözünden
Yazar Adı: Halkın Hukuk Bürosu

Hukuk
En çok duyduğumuz, günlük yaşamımızda en sık karşılaştığımız kavramlardan biri.
Akademik yaşamdan gündelik yaşama, siyasetten sanata, edebiyata, hayatın her alanında izine rastladığımız; burjuva siyasetçilerden sokaktaki seyyar satıcıya, köse yazarından bakkala, manava kadar mesleği, eğitim seviyesi, gelir düzeyi ne olursa olsun herkesin gündeminde bir şekilde Kendine yer bulan bir kavram. TV programlarından, Gazetelere, meclisten çarşıya, pazara, kahvehanelere kadar her yerde -farklı sebeplerle ve farklı acılardan da olsa konuşulmaya ve yaşamımızda önemli bir yer işgal etmeye devam ediyor
Elbette siyasetçiyle seyyar satıcının, köşe yazarıyla bakkalın, manavın; zenginle yoksulun, babacan hâkimle gecekondulu Fatma Teyzenin; kısaca iktidardakiyle çarşı pazardakinin, sokaktakinin
Yani bizim, yani milyonların ondan aynı şeyi anlamadığımız kesin
Bunun nedeni gayet acık: Hukuk karşısında aynı konumda değiliz. Bir yanda hukuku yaratanlar var ve gerçekte bir avuçlar. Obur yanda ise onun sadece muhatabı olanlar, sorgusuz sualsiz ona uyması istenen milyonlar, yani biz varız
Oliver Goldsmith, Yasalar fakiri ezer ve zenginler ise yasaları yönetir. derken işte bu gerçeği ifade etmektedir. Peki, hukuk neden yaşamımızın içinde bu kadar yer tutuyor? Onu bu kadar önemli yapan şey ne? Çok basit: Hukukun evimizde soframıza giren ekmekten fabrikada Patronla olan ilişkimize; dedemizden kalan mirastan üst kat komşumuzun banyosundan sızan suyun evimize verdiği zarara kadar hemen her şeyle ilgili olması. Kredi kartı borcumuz nedeniyle kapıya dayanan haciz memurundan, sıkışmış trafikte can sıkıntısından ettiğimiz kavgaya; komşumuzun tarlasının sınırlarının yanlışlıkla bizimkiyle karışmasından eşimizle yaşadığımız aile sorunlarına kadar yaşamımızın her alanına el atan ve ikide bir bizi derme çatma kontumuzdan çıkarıp adına saray denilen devasa
Mahkeme kapılarına götüren bir yapıda olmasıdır. Yasayı yapanlar orada adalet dağıtıldığına bizi inandırmaya çalışsa da mahkeme kapılarının gerçekte kavga ettiğimiz komşumuzu sürum sürum süründüreceğimiz yer olmasıdır
Elbette hukuk sadece gündelik yaşamla ilgili bir kavram değil. Eğer öyle olsaydı hukuku anlamak, onu yerli yerine oturtmak daha kolay olurdu belki. Öyle olmadığı içindir ki, hukukun ne olduğu konusunda ortak bir tanımı bir turlu bulamıyoruz. Neyin hukuka uygun olduğu, neyin suç olduğu konusunda aramızda ciddi ayrılıklar var. Bizim hak dediğimize onlar (hukuku yaratanlar, yasayı yapanlar,
Bizi yönetenler) suç diyor. Onların kendilerine hak gördükleri (mesela sömürü) bize göre suçların en büyüğü Onlara göre mahkeme kapıları adalet kapısı, bize göre o kapılar tavuğumuza kış diyen komşumuzu sürum sürum süründüreceğimiz yer Yani esasında aramızda aşılmaz sıra dağlar var.
 Bu dağları aşmaya çalışmak ise beyhude bir caba. Yapılması gereken şey acık; Nazım Usta'nın da
Dediği gibi, devirmek dağları el birliğiyle…”Broşürümüzde üzerinde ayrıntılarıyla duracağımız
Gibi, hukukun sınıfsal bir niteliğe sahip olması, ekonomik, sosyal, siyasal koşullarla doğrudan ilgili oluşu nedeniyle biz ve onların tanımda ve kavramlaştırmalarda ortaklaşmamız
Pek de mümkün değil zaten. Çünkü biz, hukukun yalnızca muhatabı olanlar, yalnızca sorgusuz sualsiz ona uyması istenenler, onu yaratanlarla, bizi yönetenlerle ayrı dünyaların insanlarıyız. Aynı gezegende yaşıyoruz, aynı havayı soluyoruz belki, ama asla (bizi inandırmaya çalıştıkları
gibi) onlarla aynı gemide değiliz. Elbette bu, hep böyle sürüp gideceği anlamına gelmiyor.
Tarih ve bilim bize eskiyen, çürüyen ne varsa yerini Yenisine bırakacaktır diyor. İnsanın insana kulluğu üzerine, sömürü üzerine kurulu bu düzen eskimiştir, çürümüştür;
Yerini yeni olana, sosyalizme bırakacaktır. Ama en azından uzunca bir sure daha, bugünkü anlamıyla devleti ve hukuku yaratan koşullar ortadan kalkana dek, bu ayrı gayrılığın devam etmesi gerektiğine inanıyoruz. Avukatsız bir geleceğe doğru yol alırken
Elbette bu ayrı ayrılığa son verecek toplumsal alt üst oluş gününü, yani devrimi yakınlaştırmak da bizim elimizde.
Halkın avukatları olarak -kendi varlığımızla çelişkili olacak belki ama öyle- uğruna büyük mücadeleler verdiğimiz o günlere ulaştığımız zaman, yalnızca bu ayrı gayrılığa halkın avukatlarının gözünden...
Son verilmiş olmakla kalmayacağına, bugün birçoklarına dünyanın en saygın mesleklerinden biri gibi görünen, âmâ aslında dünyanın en gereksiz mesleği olan avukatlığa da gerek kalmayacağına inanıyoruz. Çevremize şöyle bir baktığımızda; yasalarla veya onların Daha alt kademedeki ifadeleri olan tüzük, yönetmelik, genelge vb. ile kuşatıldığımızı görüyoruz. Tacitus, Bir devletin yıkılışından önce yasaları çoğalır demiş zamanın birinde. Yasalar o kadar çok ki şimdi, ne yana dönsek yasaya tosluyoruz. Adeta örümcek ağı gibi her yanımızı yasalar kaplamış. Balzac, Kanunlar örümcek ağları gibidir: zayıfları ağa yakalanır, güçlülerse ağı delip geçer diyor. Gerçekten,
Çevremizi sarmalayan o örümcek ağlarına ne hikmetse sadece zayıflar yani yoksullar takılıyor. Zenginler ise delip geçiyor. Eğer Tacitus haklı ise ki buna şüphemiz
Yok, o zaman kurtuluş yakındır. Bize düşen o örümcek ağlarını geldikleri yere, tarihin çöplüğüne göndermekO örümcek ağlarını parçalayıp attığımız zaman, işte o gün bize yani avukatlara da ihtiyaç kalmayacak. Neden derseniz; buna Şeyh Bedreddin şöyle cevap veriyor: Haksızlığın olmadığı yerde, haklılar da olamaz. Herkes eşit, herkes ürettiğinin tam karşılığını alanda, haksızlık söz konusu
Olamaz. Olmayanda, haklının, haksızın ayrılması gereği Duyulmaz. Haklının ve haksızın ayrılmasına gerek duyulmadığı yerde avukata da gerek olmaz.

Hiçbirimizin avukata ihtiyacımızın kalmayacağı ve ulaşılmasının tarihsel olarak kaçınılmaz olduğuna inandığımız günlere özlemle



Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Halk Kütüphanesi

Kitaplarımıza ulaşmak için, arşivinizdeki kitapları paylaşmak için bizimle iletişime geçin... Aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz




Yorumlar

Bizimle İletişime Geçin

Ad

E-posta *

Mesaj *