8 Aralık 2019 Pazar

Mahalleler ve Gençlik

Kitap Adı: Mahalleler ve Gençlik
Yazar Adı: Hüseyin Özarslan
Yayın Evi: Boran Yayınları
Basım Tarihi: Kasım 2019

Kitap Tanıtım Metni;
Mahalleler deyince elbetteki herkesin aklına aynı şey gelmiyor, ya da herkes mahallelere aynı işlevi yüklemiyor. Bu nedenle mahalle halkına, mahalle gençliğine bakış da değişiyor. Mahallelere ve mahalle gençliğine bakıştaki farklılıklara neden olan şey, mahallelere ve mahalle gençliğine hangi ideoloji ile bakıldığıdır. Özellikle küçük burjuva aydın kesimler olaylara ideolojilerden bağımsız baktıklarını söylerler. Ancak bu söylem doğru değildir.
Bir olaya ideoloji ile bakıp bakmamak subjektif tercih değildir. Çünkü toplumsal yaşamın sınıflara ayrılmış olması, çağıımızda burjuvazi ve proleterya, zenginler ve yoksullar olarak bölünmesi, bu sınıflara ait olan iki ayrı ideolojiyi yaratmıştır. İsteyelim ya da istemeyelim, bizim düşüncelerimiz bu iki sınıfsal ideolojiden birisine aittir. Mahallelere bakış ve değerlendirme de bu sınıf ideolojilerinden bağımsız olamaz.
Mahalleler dendiğinde bizimle reformist örgütler aynı şeyi anlamıyoruz, oportünistlerle aynı şeyi anlamıyoruz, İslamcılarla, milliyetçilerle, CHP’lilerle, AKP’lilerle. Yani düzeniçi olanlarla aynı şeyi anlamıyoruz. Biz bütün bu güçlerden ayrı olarak mahallelere devrimi örgütleyeceğimiz, halkı örgütleyeceğimiz ve savaştıracağımız alanlar olarak bakıyoruz. Biz mahallelere yoksul halkın yaşadığı, onurlu insanların yaşadığı, namuslu insanların yaşadığı yerler olarak bakıyoruz. Burjuvazi ise toplumun en işe yaramaz ve gereksiz insanlarının, barbarların yaşadığı yerler olarak bakıyorlar. Reformizm mahallelere küçük burjuva lümpenlerin yaşadığı yerler olarak bakıyor. Oportünizm 
ise sahip olduğu çarpık ideolojiden kaynaklı mahallelere uzak duruyor, mahalleleri çarpık yozlaşmış alanlar olarak görüyorlar.
Günümüzde devrimciler dışında yalnızca faşizm mahallelerin devrimdeki yerininin bilincindedir. Mahallelerde örgütlenmenin devrime giden bir tarz izlediğinin farkına varmış ve bu nedenle de mahallelerdeki her türlü örgütlenmeye karşı bütün olanaklarıyla saldırıya geçmiş; demokratik kurumları dahi dozerlerle yıkmış, hemen herkesi tutuklama terörüne girişmiştir. “GECEKONDULARDAN GELİP GIRTLAKLARIMIZI KESECEKLER” korkusu devam etmekte, bunu mümkün olduğunca ertelemeye çabalamaktadırlar. Bu nedenle de her türlü örgütlemeyi ezmek için saldırmaktadırlar. Bu saldırılar tarihte eşi görülmedik boyutlara ulaşmıştır. Bir kurumun onlarca kez üst üste basılması, kapatılması ve son çare olarak da yıkılması veya Gazi Mahallesinde Hasan Ferit Gedik Uyuşturuşuyla Mücadele ve Kurtuluş Merkezi’nde olduğu gibi işgal edilerek karakol haline getirilmesi. Uyuşturucu ve çetelerle mücadele edenlerin tutuklanması, Hasan Ferit Gedik ve Devrim Top gibi katledilmeleri. Ya da Dilek Doğan gibi evinde ailesinin önünde katledilmesi gibi.
Faşizmin halka düşmanlığı bütün çıplaklığıyla yaşadığımız bu günlerde kendisini göstermektedir. Haziran ayaklanmasında sokakların işkence haneye çevrilmesi, Berkin gibi halk çocuklarının katledilmeleri, başbakanından cumhurbaşkanına bütün devlet erkânının katliamları ve katliamcıları sahiplenmeleri, mahkemelerin faşizmin kırbaçlı cellatları olarak görev yapmaları…
Tüm bunların nedeni faşizmin halka düşmanlığının yanında devrimci mücadeleyi bitirmek, yok etmek istemesi, halkımızı boyun eğmiş, susmuş, uyuşturucuyla zehirlenmiş, yozlaşmayla çürütülmüş köleler haline getirmek istemesidir. Bunun önündeki tek engel devrimciliktir Cephedir. Amerikan emperyalizmi dünyanın birçok bölgesinde devrimcileri teslim aldı, halkları yozlaştırdı ve uyuşturucu bataklığının içine gömdü. Örneğin ABD’de Kara Parterler Partisi’ni uyuşturucu ile çeteleştirerek yok etti. CIA raporlarında dahi Parti-Cephe uyuşturucuya bulaşmayan tek örgüt olarak gösteriliyor. Dünyadaki örgütler arasında olanakları en kısıtlı olan örgüt olarak gösteriyor. Çünkü CIA kimleri uyuşturucu ile yozlaştırdığını ve çürüttüğünü biliyor.
Doğrudur, dünyada uyuşturucuya bulaşmayan tek örgüt Parti-Cephedir. Yozlaşmaya, çürümeye karşı mücadele eden yalnızca Parti-Cephedir. ÇÜNKÜ PARTİ-CEPHE HALKLA OLAN BAĞLARINI HİÇ YİTİRMEMİŞ, HALKTAN KOPMAMIŞ,           HALKA
YABANCILAŞMAMIŞTIR. Mahallelere bakışta ve mahalle gençliğine yaklaşımda belirleyici olan da budur. Halktan kopanlar “Biz sizinle aynı mahallelerden değiliz” diyenlerin yoksul mahallelerde mücadele etmek gibi bir amaçları, yoksul halkı örgütlemek gibi bir amaçları olamaz. ÇÜNKÜ DEVRİM diye bir amaçları yoktur.
Biz İKTİDARI İSTİYORUZ, biz devrim yapacağız. Bu nedenle biz mahallelerde, halkın içinde, evinde, iş yerindeyiz. Bu nedenle biz ısrarla mahalle gençliğini örgütlemeye çalışıyoruz. Çünkü örgütlenmeye olduğu kadar, kendine yabancılaştırmaya ve yozlaştırmaya da açıktır mahalle gençliği. İşsizlik, yoksulluk, açlıkla birlikte düzenin tv dizileriyle, filmlerle, özendirdiği mahalle gençliği, yoksulluktan, işsizlikten kurtulmanın araçlarını çetelerde ve uyuşturucu, kumar, fuhuş gibi pis işlerde buluyor. Buna karşı mücadele etmek, mahalle gençliğini, emperyalizmin yozlaştırma politikalarının pençesinden kurtarmak gerektiğini yalnızca Cepheliler söylüyor ve bunun için savaşıyorlar.
Cephe halktır, Cephe gençliktir, Cephe mahallerimizdir, Cephe Vatanımızdır. Cephe mahallelerde emperyalizmin ve faşizmin yozlaştırma politikalarına karşı halkın politikasını yapan, halkın adaletini uygulayandır. Bu nedenle Cephe’yi mahallelerde örgütlemek temel görevdir. Bütün mahalle gençliğini CEPHE saflarında birleştirmek temel görevlerdendir. Bütün halkı Cephe’nin politikaları ile kitle örgütlenmelerinde birleştirmek temel diğer görevdir. Cephe’nin olmadığı mahalleler, uyuşturucu çetelerinin cirit attığı, halkın baskı ve şiddetle sindirildiği, genç kızların fahişelik, delikanlıların torbacılık yaptığı mahalleler olacaktır. Emperyalizm bunun peşindedir, faşizm bunun peşindedir, AKP bunun peşindedir.
Biz buna izin vermeyeceğiz. Bütün yoksul mahallelerde örgütlenecek, savaşacak ve halkı savaştıracağız. Halkın katılmadığı bir savaş, ne kadar haklı olursa olsun zaferi kazanamaz. Bütün devrimler halkın katılımıyla ve savaşımıyla gerçekleşmiştir. Sovyetler, Çin, Vietnam, Küba, Nikaragua ve diğerleri. Hepsi halkın çeşitli örgütlülüklerle, devrimci politikalarla örgütlenmesi ve savaştırılmalarıyla gerçekleşmiştir. Halkın katılmadığı bir devrim yoktur ve olamaz.
Devrim hedefi olan her örgüt kitleleri örgütlemek ve savaşa katmak zorundadır. Mahaller halkın yaşadığı yerlerdir. Mahalleler düzenle çelişkileri en fazla olan halk kesimlerinin yaşadığı alanlardır. Mahalleler şehirleri çevreleyen ve kuşatan alanlardır. Bu nedenle mahallelerde örgütlenmek devrim hedefi olan bir örgüt için stratejik bir zorunluluktur. Bunun bilincinde olan emperyalizm ve faşizm saldırılarını mahallelere ve mahallelerdeki devrimci örgütlenme ve kadrolara yöneltiyor. Bu durumda biz mahallelerde daha fazla örgütlenmeliyiz. BÜTÜN MAHALLELER BİZİM OLACAK, ANADOLU’NUN BÜTÜN YOKSUL MAHALLELERİNDE CEPHE OLACAK iddiamıza sıkı sıkıya sarılmalıyız.
Hedefimiz asla demokratik bir kitle muhalefeti değildir, olmayacaktır. Çünkü biz devrimciyiz, çünkü biz sosyalistiz, çünkü biz Marksist-Leninist’iz. Amacımız devrim yapmak, iktidarı almak ve aldığımız iktadar aracılığıyla adaletli, sömürünün, yoksulluk ve açlığın olmadığı, halkın uyuşturucu ve yozlaştırmayla çürütülmediği bir düzeni, sosyalizmi kurmaktır. Bunun için savaşmak zorunludur. Egemenler asla bize iktidarlarını kendiliklerinden vermeyeceklerdir. 31 Mart yerel seçimleri, faşizmin iktidar konusundaki bakışını net olarak göstermiştir. AKP iktidarı İstanbul belediyesini CHP’ye vermemek için düzeniçi bütün yöntemleri, tehdit ve yalan dâhil kullanmıştır. Halka karşı ise katliam dâhil her türlü yöntemi kullanacaklardır. Bu nedene mahallelerde örgütlenirken amacımız demokratik bir muhalefet yaratmak değil, SİLAHLI BİR HALK HAREKETİ YARATMAKTIR.
Silahlı halk hareketi emperyalizmin ve faşizmin iktidarına son verecek olan HALK ORDUSUNUN temelleri olacaktır. Mahalle gençliği ise burada ayrıca özel bir yere sahiptir. Gençlik örgütlendiğinde büyük bir güç ortaya çıkarır.
Geleceğinin silahlı mücadelede olduğunu anlayan gençlik bütün enerjisi, bütün yaratıcılığı ve dinamikleriyle savaşa katılacaktır. Düzeni korkutan da budur.
Biz ise mahalleleri ve özellikle de mahalle gençliğini örgütleyerek savaşa katma göreviyle karşı karşıyayız. Bu savaşı biz kazanacağız.
Biz Halkız. Tarihsel Ve Siyasal Olarak Haklı Olan Biziz, Bu Savaşı Sonuna Kadar Israr Ve Kararlılıkla Sürdürecek Ve Kazanacak Olan Da Biziz.
Mahalleler ve Gençlik Kitabımızı İndirmek İçin Tıklayınız
Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Halk Kütüphanesi

Kitaplarımıza ulaşmak için, arşivinizdeki kitapları paylaşmak için bizimle iletişime geçin... Aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz




Yorumlar

Bizimle İletişime Geçin

Ad

E-posta *

Mesaj *