20 Aralık 2019 Cuma

Sevda

Kitap Adı: Sevda
Yayınevi: Boran yayınları
ÖNSÖZ
İki dünya var; biri burjuvazinin diğeri bizim... Burjuvazinin dünyasında ne varsa gericileşmiş,  çürümüş, yozlaşmış, tükenmiş durumda. İnsana dair hiçbir değer taşımadığı gibi, sevgiye, sevdaya dair de bir şey yoktur burjuvazinin dünyasında.
Biz devrimciler ise, bu çürüyen ve çürüten yoz düzene karşı her şeyde olduğu gibi sevdamızla da alternatifiz...
Burjuvazinin dünyasında sevgi yoktur, sevda yoktur. Bakın burjuvazinin TV kanallarından yansıyanlara, filmlerine, şarkılarına, şiirlerine... Kısacası bakın dünyasına sevdaya, sevgiye, sadakate dair ne görebilirsiniz? Hiçbir şey göremezsiniz. İşte biz bu dünyanın karşısında sevdamızla da alternatifiz. Bu kitapta sevginin, sevdanın ne anlam ifade ettiğini, geçmişten günümüze sevda hikâyelerini, sevdaya dair düşüncelerimizi anlatmaya çalıştık.
Burjuvazi sevdaya ömür biçer. Marks'ın dediği gibi; "burjuvazi gölgesini satamadığı ağacı keser." Burjuvazi için sevda; eşya gibidir, mal gibidir. Bir süre kullanılır ve zamanı geçince atılır, yani bir son kullanım tarihi vardır. Burjuvazinin dünyasında her şey tükenir.
Bugün insanlara sevdanın, sevmenin ömrü şu kadar aydır, yıldır veya evlenene kadardır diyenlerin hayatlarına bakın. Hiçbiri gerçek sevdayı bilmez. Sevgiyi, bağlılığı, mutluluğu, sadakati, güveni yaşamamışlardır. Onlar aldatmayı bilir, yaşar ve onu yazarlar. Bir de güzel bir şeymiş gibi çürümüşlüklerine "aşk", "sevgi", "sevda" derler. Elbette değildir, olamaz da, bunun adı olsa olsa hayvanileşmedir.
Sevginin en güzelini biz yaşarız. Günümüzde sevdalık hayatın ve kavganın Ferhat'ı olabilmeyi gerektirir. Ferhat'ın Şirin'e dediği gibi "Seni unutmak dünyayı sevmeyi, insanları sevmeyi, çeşme­lerden akacak suyu sevmeyi unutmaktır. “Ki bugünün Muharremleri, Kenanları, Hünkârları, Naciyeleri, Hüseyinleri sevdalarını kavganın ateşinde pişirip yine kavganın içinde yanıp tutuşmuşlardır.
Halkı sevmeden, vatanı sevmeden, insanlarını, toprağını, suyunu sevmeden nasıl birini sevebilir ki insan. Bir insanı neden seversin, neyini seversin, karakaşı kara gözü müdür sevda. Karakaş, kara göz bugün onda var, yarın başkasında; öyleyse bugün birini seviyorum dersin yarın başkasını. Oysa emekle şe­killenir, içinde yaşadığın halkla bütünleşince sevdalık olur.
Evine ekmek götürmekte zorlanan insanın sorunları için kendini emek mücadelesine sokmayan, işinden atılan emekçilerin omuz başında kavgasını paylaşmayan, mahallesinde yozlaşma batak­lığında batan gençleri seyreden bir insan sevmesini bilemez.
Sevda bir ateş gibidir, ne kadar çok beslersen ateşi o kadar harlanır. Halkın sorunlarıyla, kavganın içinde beslenince yürek, çıkar meydana Muharremce. Çıkar sarp dağlara Hüseyin’ce. İşte sevda budur bugünün dünyasında.
Biz yaşamımızla ve yarattığımız değerlerle öğretecek ve şe­killendireceğiz.

Çünkü sevdanın en güzelini ancak biz yaşarız ve yazarız...



Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Halk Kütüphanesi

Kitaplarımıza ulaşmak için, arşivinizdeki kitapları paylaşmak için bizimle iletişime geçin... Aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz




Yorumlar

Bizimle İletişime Geçin

Ad

E-posta *

Mesaj *