23 Aralık 2019 Pazartesi

Tutsak Aileleri 12 Eylül ve TAYAD

Kitap Adı:Tutsak Aileleri 12 Eylül ve TAYAD
Yayınevi: Halk Kitaplığı

BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ
Tutsak aileleri....
Evlatlarına yönelen zulme karşı› siyasi Şube önlerinde, polis-jandarma karakollarının kaplarında
başladı direnişleri... Anaydılar, babaydılar, ağabey, abla, büyükanne, amca, dayı› ya da eştiler. Önceleri
işte salt bu olduklarındandı tepkileri.
Tepkileri direnişe dönüşürken, içgüdüselilikten bilinçliliğe yükseldiler.
Yıllarca anlatılsa anlaşılmayacak olanı yaşayarak gördüler,direnerek kavradılar.
Binlerce oğulları, binlerce kızları vardı› direnen. Direnmenin mesajını onlardan aldılar. Mesajı
Gerçeğe, kavgalarını 12 Eylül'e karşı bir direnme mevzisine dönüştürdüler
Sıradan insanların küçük dünyalarında sahiptiler. Kazanılacak büyük bir dünyaya açılan pencereden
geçerek, davayı› sahiplenenlerin vazgeçilmez desteği, ayrılmaz parçası› oldular.
Tarih onları yazdı, onlar tarihi yazdılar...
"Ben “den "bize"; "biz “den örgütlü hak alma mücadelesine ulaştılar.
TAYAD’ yarattılar. Faşizmin varlığına tahammül edemediği, tahammülsüzlüğünü TAYAD’ı tam da
İnsan Hakları Haftası'nda kapatarak gösterdiği örgütlülüklerini yarattılar.
Bu kitap onlar› anlatıyor. Bu kitapta tutsak ailelerimizin onurlu mücadelelerinin öyküsü var.
Neydiler, ne oldular, nereden nereye geldiler’
Bu soruların cevapları ve TAYAD'› yaratanların Saygı’ya değer, özverili mücadeleleri var bu kitapta.
Sınıf mücadelesinde faşizme karşı› yeni bir direniş mevziisi yaratmanın onuru tutsak ailelerinindir...
Analarımızın öyküsünü yayınlama onuruysa bizim...
İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ

"Ruhumuz ve bilincimiz sarsılıyordu. Yeni bir kimliğe bürünürken direnenlerin anaları, babaları,
yakınları olarak onur, acımızın önüne geçiyordu... Birbirimize daha iyi sarılıyorduk... "
`80'li yıllarda bu sözlerle çıktılar meydanlara, sokaklara. Göre, ya, saya bilinçlendiler...
Örgütlendiler... TAYAD’ kurdular... Devrimci tutsaklara yönelik her saldırıda direnişin ön
Saflarında yer aldılar... Gün oldu bedenlerini coplara, panzerlere siper ettiler, gün oldu gözaltına alınan
hakaretlerle, işkencelerle karşı Karşı’ya kaldılar. Ama zulüm karşısında boyun eğmediler, direndiler...
Toplumsal muhalefetin ayrılmaz bir parçasıydı› artık tutsak aileleri...
Örgütlü mücadeleleri dağıtılmak istendi; dernekleri kapatıldı. Fakat yılmadılar, ısrarla örgütlenmelerini
Sahiplendiler. Kapatılan derneklerini savunmaktan vazgeçmediler...
TAYAD'ın kapısına vurulan kilit, yüreklere, bilinçlere vurulamamıştı; her ev, her mahalle, her sokak
bir TAYAD olmuştur.
Kavganın, direnişin yaşlı› bedenleri; cezaevi önlerini, sokakları, meydanları hiç boş bırakmadılar.
Evlatlarına, halka, örgütlenmelerine yönelik her saldırıda yaşlı› bedenlerini siper ettiler. En zor koşullarda boy veren mücadele gelenekleriyle daha geniş kesimleri kucakladılar. ÖZGÜR-DER'i kurdular.
ÖZGÜR-Dereli aileler, bu vatanın onurlu, yiğit bütün evlatlarının anası, babası, yakını oldular.
Şehit aileleri, kayıp aileleri ve tutsak yakınları hep birlikteydi...
Yaptıkları eylemlerle katillerden, işkencecilerden hesap soruyor, yakalarına yapışıyorlardı. Gün
Geliyor ellerinde bildirileriyle, gün geliyor afişleriyle, döviz ve pankartlarıyla cadde -cadde, sokak
- sokak mücadele ediyor; geniş halk kitlelerine gerçekleri göstermeye çalışıyorlardı.
ÖZGÜR-DER'li aileler 1 Mayıslar ‘da, Nevrozlarda beyaz eşarplarıyla en önlerde yerlerini alıyor;
direnişlere, işgallere güç katıyorlardı.
Kürt Halkı’nın katledilmesi, evlerinin, köylerinin yakılıp yıkılması, sürgün edilmesi karşısında bir
araya gelerek direndiler; halkların kardeşliğini mücadele içerisinde birlikte direnerek büyüttüler.
Bir kez daha kilit vuruldu kapılarına... Ama yılmak yoktu. Mevzilerini terk etmediler. Tüm
ÖZGÜR-DER'i kurdular.
Devrimci mücadele yükseldikçe egemenler azgınca saldırıyor, kendi yasalarını dahi hiçe sayıyorlardı.
O dönem 10 günde toplam 16 dernek kapatıldı›. Tüm ÖZGÜR-DER'in de Kapısı’na kilit vuruldu.
Fakat iktidar kapattıkça halk açıyordu. İzmir, Ankara, Eskişehir, Trabzon, Kocaeli, Bursa, Osmaniye,
Çukurova, Kırıkkale, Konya, Ereğli, Malatya ÖZGÜR-DER'ler açıldı. Ve her birinin kapatılma kararları
daha dosyaları yerleştirilmeden haklar ve özgürlükler mücadelesini her koşulda sürdürenler bu mevzilere yenilerini eklemekte gecikmediler.
Mücadele; işçileri memurları, öğrencileri, gecekondu halkını, bütün halk kesimlerini sarıp sarmalıyordu. Tutsak, şehit ve kayıp aileleri mücadelelerini bu süreçte TAYAD ile kurumlaştılar. Bir kez
Daha kaplarına kilit vuruldu. Ama yine kararlılıkla kırıldı kilitler... ‹İstanbul TAYAD oldu adları... İzmir
TAYAD, Ankara TAYAD oldu...
Egemenlerin ülkenin her yerinde halka karşı sürdürdüğü saldırılar karşısında halkın örgütlü ve
Birlikte direnişi daha fazla bilinçlere taşınıyordu. Cezaevlerine yönelik saldırıların yoğunlaştığı, tecrit ve
Sürgün dayatmalarının hız kazandığı bir dönemde tutsak, şehit ve kayıp ailelerinin birlikte mücadelesinin bir ifadesi olarak DETUDAP(Devrimci Tutsaklarla Dayanışma Platformu) oluşturuldu.
Devrimci mücadele yükseliyor, halk düzenden uzaklaşıp devrimcileri sahipleniyor, egemenler
İktidarlarını kaybetmek korkusuyla azgınca saldırıyordu...
Devrimci tutsakların katledilerek teslim alınması için saldırılmıştı, Buda’da üç, Ümraniye'de dört
Özgür tutsak katledilmişti onlarcası yaralanmıştı... DETUDAP'lı aileler meydanlarda, sokaklarda, direnişin mevzilerindeydi, elleri katillerin yakalarındaydı...
Artık cezaevleri kapılarında, meydanlarda DETUDAP vardı. DETUDAP, pratiğiyle devrimci dostluğun, dayanışmanın ve birliğin oldukça mütevazı ve bir o kadar da kararlı bir örneğini sergiliyordu.
Zulüm düzeni 1996'da devrimci tutsaklara, bütün halka yönelik saldırılarını pervasızlaştırıyordu.
Tabutluklar açılıyor, itirafçılaştırma dayatmalarıyla devrimci tutsaklar, halk teslim alınmaya çalışılıyordu
DETUDAP'lı› aileler devrimci tutsaklarla omuz omuza, yürek yüreğe idiler. Her an› eylem olan Süresiz
Açlık Grevi ve Ölüm Orucu Eylemi boyunca yılmadan, kararlılıkla mücadelenin ön saflarında yer aldılar.
"Devrimci Tutsaklar Onurumuzdur'; "Zindanlar Boşaltılsın’’, Tutsaklara Özgürlük'; "Evlatlarımızı
Katlettirmeyeceğiz" diyerek ülkenin dört bir köşesine taşıdılar mücadeleyi. Devrimci tutsaklar bedenlerini ölüme yatırdıklarında, yaşlı› bedenleriyle "biz de evlatlarımızla öleceğiz" diyerek meydan okudular
Zulme... Kararlı› mücadeleleriyle umudunu yitirenlere umut, korkaklara cüret aşıladılar... Egemenlerin
Gerçek yüzünün açığa çıkartılmasında ve tüm dünyaya gösterilmesinde önemli bir rol oynadılar.
Tutsak, şehit ve kayıp ailelerinin devrimcileri sahiplenmeleri, inançları, kararlılıkları ve faşizme karşı mücadele içerisindeki rolleri büyümeye devam ediyor...
Bu tablonun yaratılmasında tutsak ailelerinin '80'lerdeki mücadelesinin ve örgütlü güçleri
TAYAD'ın yol göstericiliğinin payı büyüktür.
Herkesin tutsak ailelerinin mücadelesinden öğreneceği çok şey olduğu bilinciyle Aralık 1991'de

Birinci baskısı yapılan bu kitabı ikinci kez yayınlamaktan onur duyuyoruz...




Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Halk Kütüphanesi

Kitaplarımıza ulaşmak için, arşivinizdeki kitapları paylaşmak için bizimle iletişime geçin... Aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz




Yorumlar

Bizimle İletişime Geçin

Ad

E-posta *

Mesaj *