4 Şubat 2020 Salı

Çizgilerle Bizim Dayımız

Kitap Adı: Çizgilerle Bizim Dayımız 
Yayınevi: Boran Yayınevi

Önsöz
Tarihin bir döneminde, yoksul sınıfların ayaklanmaları liderlerinin fiziki mevcudiyetiyle özdeş bir şekilde yaşanır ve son bulurdu. Lideri yok edilen bir ayaklanmanın kendisi de hızla sönerdi. Halklar bu çemberi emperyalizm çağında kırdılar. Bu çağda ezilen dünya halkları kurtuluş mücadelelerini Marksizm-Leninizm bayrağı altında sonuna kadar ve kesintisiz sürdürme geleneğini yarattılar. Bu gelenek, önderlerin kaybını halklar için bir felaket, bir yenilgi olmaktan çıkarttı. Kayıpların yarattığı boşluğu doldurmak kolay olmasa da, halklar, şehit önderlerinin mirasını bayraklaştırarak yürüyüşlerini sürdürdüler.
Ülkemizde Mahir Çayan böyledir. Mahir'i temsil ettiği Marksizm-Leninizm ideolojisi ve devrimci stratejisiyle bayraklaştıran ise, devrimci hareketin önderi Dursun Karataş'tı. Yoldaşları ve halkın "Dayı" diye hitap ettiği Dursun Karataş, 11 Ağustos 2008'de vatanından uzakta şehit düştü. O günden itibaren de izinde yürüyen öğrencilerinin ve halkının bayrağı olarak kavganın gönderine çekilmiştir. Mahir'le birlikteler.
Burjuvazinin idealist bakış açısında, toplumsal hareketlerin sınıf temeline yer yoktur; her hareket lideriyle sınırlı olarak ele alınır. Tarihi, liderlerin istekleriyle, kişiliklerindeki hırs ve tutkularla açıklamak isterler. Kendi biat kültürlerine, uşak kültürüne uygun olan da budur. Bu düşünce tarzına göre, burjuvazi toplumsal hareketleri liderlerini yok ederek ortadan kaldırabileceğine inanır. Tüm dünyada devrimci, yurtsever önderliklerin fiziken yok edilmesini, bunu başaramadığında kitleler nezdinde saygınlığını azaltmayı daima başat bir görev olarak kabul etmiştir bu yüzden.
Dayı, tüm dünyada emperyalizmin en çok hedef aldığı önderler arasında yer aldı yıllar boyu. Emperyalistler ve işbirlikçileri onu yok etmek için sayısız plan geliştirdiler. Hakkındaki kontrgerilla kaynaklı karalama kampanyasına bir an bile ara vermediler. Burjuvazi devrimci hareketin mücadelesini de, Dayı’nın devrimci bir önder olarak halka nüfuz etmiş olmasını da hiçbir zaman hazmedemedi.
Dayı öldüğünde sevinenlerin sevinçleri çok geçmeden kursaklarında kaldı. Dayı'nın ardından Parti-Cephe'nin yok olacağını hesaplayanlar "Onsuz Ama Onunla", "Dayı Biziz" cümlelerini bayraklaştıran on binleri buldular karşılarında. Bu ifadelerde soyut, gizemli hiçbir şey yoktu. "insan yaptığıdır" demiş bir düşünür, haklıdır. Dayı da devrime adanmış ömrü boyunca yarattığı ve yaratılmasına önderlik ettiği her şeydir. Yok edilmesine izin vermediği Parti-Cephe ideolojisi ve devrimci stratejisi başta olmak üzere, bizi biz yapan her şeyde Dayı'yı görürüz. "Dayı Biziz" demek bu gerçekliğin yalın ifadesiydi ve daima öyle kalacak. Ondan kurtulmak için her yolu denediler. Artık çaresizler. Dayı bugün hiçbir gücün ulaşamayacağı, hiçbir bombanın yıkamayacağı karargâhından yönetiyor savaşı. Dayı her Cephelinin yüreğinde, halkın kurtuluş umudunda ölümsüzdür. Burjuvazinin bu korkusunu büyüteceğiz. Dayı'nın ölmediği gerçeğiyle, devrimle yüzleşecekler.
Engels, "Herhangi bir büyük adamın, belli bir ülkede ve belli bir anda ortaya çıkışı rastlantısal bir olgu değildir" der.
Dayı'nın bir önder olarak ortaya çıkışı da rastlantısal değildir. Tarih, Türkiye devriminin kader anında THKP-C'nin bir geleceği olacak mı sorusunu sormuş; Dayı Türkiye halklarının bu soruya verdiği yanıtı tarihe tercüme etmiştir. "Partiyi kuracağız, devrimi gerçekleştireceğiz, hiçbir güç bize engel olamayacak" diyen ses onun sesidir. Devrim için ortaya koyduğu irade onu doğal bir süreç içerisinde önderleştirirken, o yeri geldiğinde bir sıra neferi olup ölümlere yürümüştür.
Böyle bir önderi anlatmak istedik. Dayı'yı anlatmak elbette kelimelerin ötesindedir. Onu anlatmak devrimci gerçeği her türlü araçla halka taşımak, örgütlenmek, mücadeleyi geliştirmektir. Bunun bedelini göğüslemektir.
Şehitliğinden sonra Dayı'yı en iyi anlatanlar yine şehitlerimizdi. Onuru için ser veren Engin Çeber'ler, engin bir sabırla halkın birliği için ter döken Eyüp Baş'lar anlattılar onu. Adaletin gonca fedaileri oligarşiyi titretirken. Dayı'yı anlatıyorlardı en yalın haliyle. Alanları zapteden Dev-Genç'liler gecekondularda, zindanlarda, her alanda direnenler onu anlattılar. Dayı'yı tanımlayan o en güzel cümleyi hayatın içinde pratikleştirdiler, “DAYI BiZiZ” dediler.
Bu cümle bir yangındır. Oligarşiyi "DAYI BiZiZ" bilincinin ateşiyle kuşatacağız. Elinizdeki bu çalışma ise, panzerde patlayan bir molotof olup katılsın devrim ateşine.
HÜCRELER DE BOŞUNA! HER YERDE VE

DAiMA: "DAYI BiZiZ"


Kitabını İndirmek İçin Tıklayınız

Halkın Sesi Kütüphanesi İçin Tıklayınız



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme

Halk Kütüphanesi

Kitaplarımıza ulaşmak için, arşivinizdeki kitapları paylaşmak için bizimle iletişime geçin... Aşağıdaki sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip edebilirsiniz




Yorumlar

Bizimle İletişime Geçin

Ad

E-posta *

Mesaj *